Yukarı Çık
Prof. Dr. Ferit Demirkan
Prof. Dr. Ferit Demirkan +90 530 512 02 04

Erkeklerde Saç Dökülmesi

Erkeklerde Saç Dökülmesi - Saç Ekimi

Erkeklerde saç dökülmesi çok yüksek bir oranda genetik bir problemdir. Erkeklerin % 50’sinin bu problemden değişik derecelerde etkilendiği düşünülmektedir. Kalıtımın hangi taraftan geldiği konusu net değilse de anne tarafının ağırlıklı olabileceğini gösteren çalışmalar vardır. Bu erkeklerde öndeki ve tepedeki saç folikülleri vücuttaki dihidrotestosteron hormonuna (DHT) karşı aşırı hassastır ve buna maruz kaldıkça incelir ve dökülürler. İlginç bir şekilde aynı probleme ensedeki saçlarda rastlanmaz ve bu saçlar ön tarafa nakledildiklerinde de dihidrotestosteron etkilenmezler. Saç ekiminde başarılı olunmasının sebebi de budur. Öne getirilip yaşayamaya başlayan saçlar bir daha dökülmez.

Saçı dökülen erkeklerde testosteron fazlalığı olduğu iddiası da bu mekanizma nedeni ile gündeme gelmiştir. Ama genelde saçı dökülenlerde erkeklik hormonu seviyesi totalde normal sınırlardadır. Ancak kandaki serbest testetsteron ve saçlı derideki dihidrotestosteron hormonu artmıştır. Finasteride isimli ilaçla dihidrotestosteron seviyelerinin düşürülmesi saç dökülmesini azaltır ve mevcut folikülleri kalınlaştırır.

Stresin kalıcı olarak saç döktüğü tam kanıtlanamamıştır. Ancak metabolik sendromu ve insülin direnci yüksek, iyi kolesterolü düşük kişilerde genetik saç dökülmesinin daha erken ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Erkekte saç dökülmesinin sebebi kanda dolaşan dihidrotestosteron hormonuna karşı genetik olarak geçen bir hassasiyettir. Dihidrotestosteron hormonunun 5-alfa redüktaz enzimi ile dönüştürülmesi ile sentez edilir Şekil.

Erkeklerde Saç Dökülmesi - Saç Ekimi

Propecia®: Bu enzimi bloke eden ilk ilaç finasteride, Propecia® olarak uzun zaman önce piyasaya sunulmuştur. Amerikan FDA (Food Drug Administration) onayı olan bir ilaçtır. Ancak başlangıçta 5 mg gibi yüksek bir dozda önerilmesi kullanan erkeklerde cinsel sorunlara yol açmış ve bu ilacın tercih edilmemesine yol açmıştır. Ancak günümüzde 1 mg lık ufak dozların da saç dökülmesi üzerinde etkin olduğu, buna karşın yan etkilerin çok düşük bir oranda meydana çıktığı anlaşılmıştır (50 erkekte 1). Ortaya çıkan yan etkiler bırakıldıktan sonra çoğunlukla kaybolur.

Propecia’nın saçın tamamen döküldüğü alanlarda saç çıkarma etkisi yoktur ancak incelip düşme yoluna giren saçları tekrar kalınlaştırıp hayata döndürebilir. Bu nedenle daha çok olanı korumaya yönelik bir ilaçtır. Ancak testosteron hormonları vücudumuzda sürekli üretildikleri için ilacı da sürekli kullanmak gerekir. Saçın yaşam siklüsünün uzunluğu nedeni ile etki başlandıktan 3 ay sonra çıkar.

Propecia genel olarak saçının dökülmesi yeni başlamış ve ilerlemesinden çok endişe duyan genç hastalara önerilmektedir. 45 yaş sonrası andropoz nedeni ile erkeklik hormonlarındaki göreceli düşüş zaten olmaktadır. Propecia’nın saç ekimi dönemi sırasında da kullanılması ekimin başarısını daha iyi izlemek açısından iyi bir fikir olabilir. Çünkü ekim öncesi tepede mevcut saçlar takibeden 1 yıl içinde hızla dökülebilir. Bu durumda hasta kaybedilenin zaten dökülecek olan saçlar mı olduğunu, yoksa yeni ekilenler mi olduğunu ayırt edemeyebilir.

Losyonlar: Piyasada 19. Yüzyıldaki sahtekâr ilaç çığırtkanları dönemini aratmayacak kadar çok çeşitte ve etkisizlikte losyon ve şampuan mevcuttur. Bunlar arasında sadece bir veya iki marka (örneğin Folixir®) dihidrotestosteron reseptörlerini hedef aldığı için etkinlik gösterir. Ancak yine burada da hapla olduğu gibi losyonu sürekli kullanmak, etkinin çıkması için de birkaç ay beklemek gerekir. Geceleri 1 kez uygulanır, sabah kendi şampuanı ile yıkanır. Losyon bırakıldıktan 1 ay sonra da etki geçer. Beklenmesi gereken etki saç tellerinde bir kalınlaşma şeklindedir ve Propecia hapı ile karşılaştırıldığında daha düşük bir etkidir. Ancak ciltten uygulandıkları için yan tesirleri de yoktur.

Minoxidil % 5 lik losyon (Rogaine®)da saç dökülmesine karşı etkilidir. Ancak buradaki etki mekanizması hormonlar üzerinden değil direkt saç köklerinin anajen faza (büyüme fazı) yönlendirilmesi iledir. Günde 2 kez uygulamak gerekir, etkisi yine birkaç ayda başlar ve bırakıldıktan sonra biter. Aslında bir anti-hipertansif olarak piyasaya sürülen bir ilaçtan geliştirilmiştir. Bu nedenle lokal kullanılması bile bazı hafif yan tesirelere yol açabilir: en sık rastlanan saçlı deride kızarıklık ve kaşıntıdır.

Erkeklerde Saç Dökülmesi - Saç Ekimi

Ketocanazole Şampuan: Aslında bir mantar şampuanı olarak piyasaya çıkmıştır ancak erkeklik hormonları üzerinde baskılayıcı etkiye sahiptir. Erkek saç dökülmesinde etkinliği tam olarak ortaya konamamıştır.

PRP (Platelet Rich Plazma) Tedavisi: Koldan alınan 9 cc kan özel bir test tüpü içinde ayrıştırma işlemine tabii tutulur ve içindeki thrombosit (platelet) hücreleri enjektöre çekilerek saç dökülen bölgeye iğne ile uygulanır. Thrombositlerin ömrü en fazla 15 gündür, bu süre içinde, içlerinde barındırdıkları çeşitli büyüme faktörlerini çevre dokuya yayar ve burayı her türlü büyüme-iyileşme-yenilenme işlemi için daha uygun hale getirirler. PRP tedavisi yara iyileşmesi, spor hekimliği ve cilt gençleştirme alanlarında da başarıyla kullanılan etkin bir rejeneratif tedavi yöntemidir. Ancak etkisi 2 hafta ile sınırlıdır ve saçın kalınlaşması olarak görülür. Erkek tipi saç dökülmesinde saçı aynı minoxidil gibi anajen faza göndererek etki eder, hormonal reseptörler üzerinden bir etkisi yoktur. Saçın anajen fazı çok uzun olduğu için böyle bir tedavinin tek seferde etki etme şansı yoktur. Genelde önerilen protokol 15 gün aralıklarla 5 veya 6 seanslık bir kür şeklindedir. Bu şekilde yeni büyüyen saçların an azından bir jenerasyonu yoğun PRP etkisi altında daha sağlıklı bir hal alır ve uzun bir süre bu niteliklerini korur. Ancak PRP tedavisi kan almayı gerektirdiği için invazif bir tedavidir ve bunu erkek tipi saç dökülmesinde sürekli uygulama imkanı yoktur. Dolayısı ile önerilen şey finasteride veya losyon tedavisi gibi zaten sürekli kullanılacak tedavilere yardımcı bir teknik olarak eklenmesi veya saç ekimi öncesinde alıcı bölgeyi daha iyi hale getirmek için kullanılmasıdır. Saç ekiminden 2 hafta öncesi dönemde yapılacak tek seans PRP tedavisi aynı ekim öncesi toprağın gübrelenmesi gibi düşünülebilir.
PRP tedavisinde dikkat edilmesi gereken başka bir husus PRP’yi elde etmek için kullanılan pek çok çeşit ürün olması ve bunların canlı hücre elde etmek konusunda birbirinden farklı sonuçlar vermesidir. Dolayısı ile hücreleri canlı olarak ayırabilen kaliteli bir ürün seçilmelidir.

1970 yılında Norwood tarafından yayınlanan ve saç dökülmesinin ilerleyişine göre hastaları sınıflandıran klasifikasyon bugün hala geçerlidir. Bu sınıflama sayesinde hastalara verilen tedavileri karşılaştırmak ve standardize etmek mümkün olmuştur. Bu sınıflamaya bakarak kullanılacak ortalama greft sayılarını da hesaplayabiliriz.

Erkeklerde Saç Dökülmesi - Saç Ekimi Erkeklerde Saç Dökülmesi - Saç Ekimi

Saç ekmek için belli bir zaman yok, çünkü saç dökülmesinin durup durmayacağını veya ne zaman duracağını belirleyecek bir yöntemimiz yok. O yüzden hasta hazır olduğu zaman saç ekilebilir. Saç ekmenin dökülmeyi önleyici veya durdurucu bir etkisi de yoktur.

Saç ekmenin belli bir mevsimi de yok, ancak ertesinde yaklaşık 3 haftalık bir nekahet dönemi olacağını bilerek tarihi ayarlamak gerekir.

Saç ekiminde bir seansta 3500-4000 greft ekilebiliyor. Norwood Tip 2 ile 5 arasındaki hastalarda bu rakam zaten yeterli oluyor. Tip 6 ve 7 için ise daha fazla ekmek gerekiyo. Ancak bu durumda tercih edilen önce 4000 ekip 1 yıl sonra ekilen saçların sonucunu gördükten sonra 2. Seansı yapmak. Çünkü bu şekilde ilk yapılan ekime rötüş yapılabilir, veya olası bir komplikasyon durumunda bütün yumurtalar tek sepete konmamış olur. Zira enseden alınabilecek toplam 6000 adet kök var.

İki aşamalı yapıldığında, ilk seansta ön kısımlar dolduruluyor, ikinci seansta tepe kapatılıyor.

Saç ekiminde beklenti 17 yaşınızdaki gür saçlara geri dönmek olmamalı. Bunun iki nedeni var:

  1. Normal bir saçlı deride 1 cm2’de ortalama 80-100 kök var. Bir kökte ise ortalama 2.4 saç teli var. FUE tekniği ile saç ekildiğinde ulaşılabilen maksimum yoğunluk ise cm2’de 35 kök civarında. Zira teknik olarak en ince kanallar bile açılsa daha fazla saç yerleştirmek mümkün değil.
  2. Eğer teknoloji gelişse ve daha yoğun saç ekmek mümkün olsa bile bu sefer de ensede o kadar donör saç yok. Ortalama bir enseden maksimum 6000 kök alınabiliyor. Kökler alındığı için bunların yerine yenisi çıkmıyor. Eğer ensedeki tüm yoğunluğu öne taşımaya kalkarsak bu sefer de ensede açıklıklar oluşur.

Sonuç olarak 2 şey bekleyebiliriz: Yeni bir saç çizgisi ve uzaktan bakıldığında saçlı derinin parlamasını örtecek kadar bir yoğunluk.

Saç ekmenin dökülmeyi durdurucu veya önleyici bir etkisi de yok. Üstelik seyrelmiş bölgelere saç ekerken sağdaki soldaki mevcut saçlara cerrahi travmayla zarar vermek bile söz konusu olabilir.

FUE tekniğinde enseden saç alınabilmesi için saçların mutlaka kısa olması gerekiyor. Zira kullanılan mikromotorun ucundaki silindirik bıçağın kökü ortalayarak tam çevresinden girmesi lazım. Aksi takdirde kökü ıskalamak mümkün olabilir. İyi bir hedefleme için de donör saçların kısa olması gerekiyor.

Erkeklerde Saç Dökülmesi - Saç Ekimi

Mikromotorla kök alınması

Ancak ekilecek alan Norwood Tip 2 ve 3 deki gibi sadece şakaklarda ise ve tepedeki saçların aralarına girilerek ekim yapmak gerekmiyorsa o zaman öndeki saçları kesmeden saç ekilebilir.

Çok az ekim yapılacak bazı durumlarda ise hastaya enseyi iyice uzatması söylenir ve sadece alınacak 3x 6 cm lik alan kısa kesilir, bunun üzerindeki uzun saçlar kesik alanı kamufle edebilir.

Saç ekimi uzun süreçli bir tedavidir. Ekimden bir ay sonra ekilen saçlar telogen faza girip dökülmeye başlarlar. Daha sonra 3. aydan itibaren yeniden çıkmaya başlar. Son halini ise 9-11 ay sonra alır.

Her saç ekiminde % 10’luk bir fire normal kabul edilir. Ancak bunun yanında ekilen saçların tutmasını azaltan faktörler vardır. Bunlar:

  1. Sigara içmek: Sigara cilt damarlarında kasılmaya yol açar ve beslenmeyi bozar. Sigara içen kişilerde yara iyileşmesi de gecikir. Sigara içmek kesin bir engel değilse de, ekimden 15 gün önce başlayarak 15 gün sonrasına kadar hiç içmemek başarıyı arttırır.
  2. Enfeksiyon: Saç ekiminde başarısızlığın en önemli sebebi enfeksiyondur. Enfeksiyonun ana kaynağı ise ekim sırasında steriliteye dikkat edilmemesidir. Ekim sonrası 10 günlük süreçte de kafanın temiz tutulması, çok fazla terletecek aktiviteler yapılmaması gerekir. Saçlı derinin yapısı nedeni ile enfeksiyon kendini tam göstermeyebilir. Daha çok saç kökünde abse (folikülit) tarzında ortaya çıkar.
  3. Mekanik Travma: Ekim sırasında kanal içine konan saç kökünü burada tutan kan pıhtısı dışında hiç bir şey yoktur. Kökün yeni yerine yapışması yaklaşık 15 gün sürer. Dolayısı ile bu süreçte ekim bölgesine çarpma, sürtme olması veya şapka/giysi gibi cisimlerin değmesi kökün yerinden çıkmasına yol açabilir. Özellikle beyzbol şapkaları son derece zararlıdır. Eğer mutlaka bir şapka giyilecekse yüksek ve sert tepeli, düşük belli fötr tarzı bir şapkayı tercih etmek gerekir.
  4. Saçların Kalınlığı: Donör saç kalınlığı ince ise daha az örtücü olur.

Tıbbi Hikâye Alınması: Saç ekmeden önce hastanın başka bir hastalığı olup olmadığı, herhangi bir ilaç kullanıp kullanmadığı, alerjisi olup olmadığı tespit edilmelidir. İskemik kalp hastalığı olanlar, bulaşıcı hastalıkları olanlar, kan sulandırıcı kullananlar ekim için uygun aday değillerdir. Şeker hastalarının kan şekerini ayarlamış olmaları, tansiyon hastalarının tansiyonlarının kontrol altına alınmış olması gerekir.

Saç Muayenesi: Saçlı deride mantar, skar veya dermatit olup olmadığına bakmak gerekir. Skarlara saç ekilebilir ancak sıklık ve verim konusunda dezavantajlı bölgelerdir. Aktif bir mantar hastalığı varsa önce bu tedavi edilmelidir. Daha sonra özel bir aletle cm2’de mevcut saç sayısı ve saç kalınlıkları ön, tepe ve ense bölgelerinden ayrı ayrı ölçülür.

Fotoğraf Çekimi: Ekim öncesi önden, her iki yandan, arkadan ve tepeden saç fotoğrafları çekilmelidir. Çekimlerin stüdyo sistemi yapılması daha detaylı bilgi verir.

Kan Testi: Bulaşıcı bir kan hastalığı olup olmadığını anlamak ve kanama değerlerine bakmak için kan alınıp test yapılır. HIV ve hepatit hastalarının durumlarını saklamamaları gerekir.

PRP: Alıcı bölgeyi büyüme faktörleri ile gelecek saç kökleri için daha cazip bir hale getirmek amacı ile ekimden önceki 10 gün içerisinde yapılır. Bu işlem için de 9 cc kan alınır. 10 dk lık bir santrüfüj sonrası elde edilen solüsyon ince bir iğne ile küçük dozlar halinde bütün alıcı bölge derisine enjekte edilir. Çok ağrılı bir işlem olmamasına rağmen, öncesinde kafaya Emla krem sürerek 30 dk beklenmesi önerilir.

Saç ekimi bir ameliyattır ve yasalar gereği bir hastanede yapılması gerekir. Ekim lokal anestezi altında yapılır. Ağrılı bir işlem değildir. Sadece başlangıçta ilk sıra anestezik enjeksiyonu yapılırken ilaca bağlı kısa süreli bir yanma oluşur. Bunun dışında rahat bir ameliyattır. Okumak için kitap getirebilir, film izleyebilirsiniz.

İlk başta bir damar yolu açılır ve profilaktik antibiyotik enjeksiyonu yapılır. Sonra yüzükoyun yatılır ve enseden greftler alınır. Bunu takiben bir ara verilir, bu arada alınan greftler kontrol edilir. Sonrasında sırt üstü pozisyonda kanallar açılır ve kökler içine yerleştirilir. 3500 greftlik bir ekim ortalama 5 saat sürer.

Ekim sonunda ödemi azaltmak için tek doz steroid enjeksiyonu yapılır, donör saha bir pansumanla kapatılır, alına yüz şişmesini önlemek için bir bant takılır, ekilen alanlar açık bırakılır.

Ekim sonrası hasta yürüyerek evine dönebilir. Ağrı kesici ve antibiyotik tabletler almaya başlar. Ertesi gün ensesindeki pansuman değiştirilir, hastaya saç yıkama programı anlatılır. Bu aşamadan sonra hasta başka bir şehirde oturuyorsa dönebilir. Uçakla seyahat etmesinde de sakınca yoktur.

Ekimden sonraki 2. günde hasta ensedeki pansumanı kendisi çıkarır ve açık bırakır. Ekim yapılan bölgeye yumuşatıcı bir solüsyon sürülüp daha sonra özel bir şampuanla 15 gün sürecek günlük yıkamalara başlanır. Yıkama programının amacı kökler çevresindeki kan pıhtılarını yavaş yavaş temizlemek ve enfeksiyon oluşmasını önlemektir.

İlk 15 gün sırtüstü yatmak, mümkünse şapka takmamak ve terleten aktivitelerden uzak durmak gerekir.

Erken Komplikasyonlar: Kanama, morarma, yüzde şişlik, ekim yerlerinde kızarıklık, ense bölgesinde ağrı ve enfeksiyon.

Geç Komplikasyonlar: Saç kaybı nedeni ile istenilen sonucun alınmaması, ensede aşırı alıma bağlı açık alanlar ortaya çıkması.

Ekilen saçlar bir kez tuttuktan sonra bir daha dökülmez ama ekim sırasında önde mevcut saçların genetik dökülmenin hızlanması sonucu yok olması istenen sonucun alınamamasına sebep olabilir. Ancak bu ekimin başarısızlığını göstermez. Bu gibi hastalarda görüntü eskisinin negatifi gibi olacağı ve saç ekildiğini belli edeceği için ikinci bir ekim önerilir.

Ekilen saçlar enfeksiyon veya başka bir komplikasyon nedeni ile tutmamışsa yine 2. bir ekim planlanabilir. Ancak başarısızlığın sebebinin iyice anlaşılmış olması gerekir.

Bütün 2. Ekimler ilkinden 1 yıl sonra planlanır ve ensede yeterli donör saç varsa yapılabilir.

  1. Donör sahası yetersiz hastalar bu durumun çeşitli sebepleri olabilir:
    • Yapısal olarak çok seyrek ve ince ense saçları
    • Daha önce saç ekimi yapılmış olması
    • Tip 7 olup arkada çok ince bir şerit donör saç kalmış hastalar
  2. İskemik Kalp Hastalığı Olanlar: Verilen adrenalinli solüsyonlar kalbi zorlayabilir.
  3. Kan sulandırıcı ilaç kullananlar: Aspirin en az 10 gün önce kesilmeli, warfarin tipi ilaçlar kısa etkili ilaçlarla değiştirilmelidir.
  4. Saçlı deride aktif enfeksiyon olan hastalar.
  5. HIV ve hepatit gibi bulaşıcı kan hastalıkları olan kişiler.