Abdominoplasti

Karın sarkması genellikle doğum yaptıktan sonra ortaya çıkan bir sorundur. Doğumda alınan kiloların hepsi verilemeyebilir. Yağlanma ve ciltteki gevşeme özelikle göbek deliğinin altındaki kısmın sarkmasına sebep olur. Hamilelik hormonlarının yarattığı çatlaklar da çoğunlukla bu kısımdadır. Birden fazla doğum yapıldı ise karın kaslarında da bir gevşeme ortaya çıkar ve karın aslında olduğundan daha geni görünür. Bazı durumlarda bu kas gevşemesi ortadan yanlara doğru bir ayrılma şekline ilerleyebilir. Buna diastasis recti denir. Bir çeşit karın fıtığı gibi düşünülebilir. Doğum yapmadan da aşırı kilolara bağlı karında sarkma ve çatlaklar oluşabilir.

Böyle bir durumda karındaki yağları liposuction ile almaya çalışmak cildin içinin boşalarak sarkmasına neden olur. Bu yüzden bu sarkan kısmın ameliyatla alınması gerekir. Bu işleme abdominoplasti veya ‘tummy tuck’ denir.

Abdominoplasti ameliyatının planlamasında göbek deliğinin üst kısmından geçen bir çizgi,  pubisin hemen üzerindeki katlantı izinden geçen bir çizgi ile elips şeklinde birleştirlir. Bu elipsin içinde kalan bütün cilt ve cilt altı yağ dokusunun çıkarılması amaçlanır. Daha sonra üst karındaki deri alttan serbestleştirilerek aşağı kadar çekilip açıklık kapatılacak ve göbek için yeni bir delik açılacaktır. Bu nedenle karın genelindeki gevşeme ve sarkmanın kapamaya yetecek ölçüde olması gerekir. Eğer yeterli esneklik yoksa mini abdominoplasti denilen işlemle göbek deliğinin yeri değiştirilmeden sadece alt kısımdaki sarkma alınır.

Ameliyat sırasında kaslardaki gevşemeyi onarmak için karın kasları orta hatta doğru plike edilerek dikilir. Bu şekilde içten bir korse etkisi sağlanır ve karın çapı daraltılır. İleride hamilelik planlayan hastalara bu plikasyon işlemi yapılmamalıdır.

Bu hastalarda bel bölgesinde yağlanma olduğu için daha iyi bir sonuç elde etmek amacı ile yan kısımlara liposuction uygulanabilir. Aslında abdominoplasti ve liposuction beraber yapılması uygun bir kombinasyondur.

Abdominoplasti ameliyatında aslında bacak ön ve yan yüzlerine yansıyan bir germe etkisi de söz konusudur. Eğer iz daha arkaya doğru ilelertilebilirse yanlardan daha fazla deri çıkarılarak uyluk yan kısımlarında belirgin bir gerilme sağlanabilir.

Abdominoplasti ameliyatı 2-3 saat sürer. Ameliyat sonunda karın içine toplanan kanı dışarı almak için dren konur. Hasta ameliyat sonrasında 3 hafta süre ile korse takar. İlk birkaç gün çok dik durmamaya, ilk 3 hafta karın kaslarını kullanmamaya dikkat etmelidir.

Abdominoplasti ameliyatında en korkulan komplikasyon akciğer embolisidir. Bu genellikle varisleri olan hastalarda ortaya çıkar. İşlem sırasında yapılan eksizyon ve plikasyonlar karını sıkılaştırıp karın içi basıncı arttırır. Bu da aynı hamilelikteki gibi vacaklardan kan dönüşünü yavaşlatır ve ameliyat sırasında bacak varisleri içinde pıhtılaşamaya neden olabilir. Hasta ayağa kalktığında pıhtı akciğere emboli şeklinde gider. Bu sorunu engellemek için varis veya pıhtılaşma öyküsü olan bütün hastalara ameliyat öncesi renkli doppler ile venöz inceleme yapılmalıdır. Yapılan incelemede pıhtı odakları varsa önce varisler ameliyat edilmelidir. Yoksa varis çorabı, pnömatik pompa, barsak temizliği ve kan sulandırıcı kullanarak yeterli önlem alınmış olur.

Bir başka komplikasyon ise dikiş hattında açılmalardır. Özellikle sigara içen hastalarda ortaya çıktığı için hastaların ameliyattan 2 hafta önce sigarayı bırakması istenir.

Ameliyat sonrası karın derisi altında su toplanması (seroma) artık daha az rastlanır bir problem olmuştur. Çünkü artık ameliyat teknikleri bunu önleyecek şekilde değiştirilmiştir.

Bu ameliyatta çok gergin bir cilt kapaması olduğu için izler normalden biraz daha kalın kalır. Kötü izler için ameliyattan 1 ay sonra fraksiyonel lazer ve PRP uygulanabilir.

Rastlanabilecek bir başka sorun ise yeni göbek deliğinin şeklinin kötü olması veya etrafında izler kalmasıdır.  Bu daha çok planlama ile ilgili bir sorundur ve olduktan sonra düzeltilemesi zordur.